İçeriğe geç

Giresunlular hangi ırktır ?

Giresunlular Hangi Irktır? Bir Kıvılcım, Bir Hatıra

Bazen, bir şehre ya da bir insanın köklerine dair sorular, beklenmedik bir şekilde kalbimizi hırpalayabilir. Giresunluların hangi ırka ait olduğu sorusu da bu tür bir soru. Cevabı ararken, bir zamanlar gözlerimdeki hayal kırıklığını ve merakı tekrar yaşıyorum. Bu yazıda, bir zamanlar yaşadığım bir anıyı, Giresunluların kimliği etrafında gelişen bir soruyu paylaşmak istiyorum. Bazen öyle bir soru gelir ki, cevabı değil, soruyu sorduktan sonra hissettiklerin önemli olur.

Anlatmaya Nereden Başlasam?

Kayseri’de yaşıyorum, ama içimde bir parça hep başka yerlerdeydim. Kayseri’nin düzlüğü, Giresun’un yemyeşil tepelerine benzemiyor, doğasıyla, insanıyla bambaşka. Çocukluğumda, Karadeniz’in hırçın rüzgarlarında büyüdüğümü hatırlıyorum ama bir yandan Kayseri’de de olmanın, yeni insanlarla tanışmanın da keyfini yaşıyorum. İşte tam bu noktada, Giresunlular hakkında bir soru, yıllar önce, bambaşka bir yerde, başka bir insanla karşılaştığımda kalbimi sarstı.

Giresun’a Bir Yolculuk

Yaz tatiliydi ve Kayseri’nin sıcağında bunalmışken, sıcak bir yaz akşamı Giresun’a doğru yola çıktım. Merakım büyüktü; bir yer, bir halk, bir kimlik… Düşüncelerim bu sorunun etrafında dönüyordu: “Giresunlular hangi ırktır?” Bu soruyu, zamanın içinde kaybolan anılara, eski kitaplara bakarak değil, tam olarak o topraklarda, o insanların içinde cevaplamak istiyordum.

Giresun’a ilk adımımı attığımda hissettiğim şeyi tam olarak tarif etmek zor. Sanki yıllardır orada yaşamışım gibi bir sıcaklık vardı. Sokaklar, insanlar, hatta havada bir şey vardı… Bir aidiyet duygusu, bir yeri ya da bir halkı anlamaya çalışmanın ötesinde, o yerin bir parçası olmanın derin hissiyatı.

O gün bir kafeye oturdum. Giresun’un meydanında, yayla çayı içen birkaç yaşlı adamı izliyordum. Hemen yanımda oturan, yaşlıca bir amca gözlerimdeki merakı fark etti. Benim gibi, yolda geçerken karşılaştığı her insana merakla bakıyordu. O an, gözlerimdeki soruyu hissetmişti. Giresun’un toprakları, kimlikleri, insanları hakkında daha fazlasını öğrenmek istediğimi biliyordu. O yüzden bana baktı, derin derin. Sonra şöyle dedi:

“Evlat, biz de çok aradık kim olduğumuzu. Hangi ırka aitiz, nereden geliyoruz diye… Ama en son anladık ki, biz Giresunluyuz. Yani, her şeyin özüdür bu. Aslında her yerin bir kimliği var. Bizim de öyle işte… Giresunlu olmak başka bir şey. Kimlik, ırk, millet bunlar bazen boş meseleler. Önemli olan, burada doğmak, bu dağları, bu denizi bilmek. Bizim kimliğimiz, insanlığımızdır.”

İçimden bir şeyler kıpırdadı. Hiç beklemediğim bir cevap, ama bir o kadar doğru. Ne kadar karışık bir insanlık arayışı içinde olduğumuzu gösteriyor bu. Her zaman bir kimlik arayışında, bir bağlılık ve aidiyet duygusu içinde kaybolmuşuz gibi hissediyorum. Ama belki de, bazen bu kadar çok aramamızın gerekmediğini anlatıyordu bana o yaşlı adam.

Giresunlular Hangi Irktır?

Çoğu zaman, bir kimliği sorgulamak, onunla gururlanmak, ya da bir parçayı anlamaya çalışmak, bir halkın nasıl yaşadığına dair kıymetli bir ışık tutar. Ancak bazen, kimliğin kökenlerini ve ırkını aramak, aslında insanı yanlış yollara sokabilir. Giresunlu olmak, kimlikten daha fazlasıdır. O topraklarda yaşamış olmak, rüzgarın gücünü, denizin derinliğini, insanların yüreğini hissetmek daha önemlidir.

O adamın söyledikleri, kafamı karıştırsa da, bir o kadar rahatlatıcıydı. Belki de hepimizin aradığı cevap aslında çok basit bir şeydi: Kendimizi tanımak, köklerimize, yaşadığımız yerlere tutunmak, orada olmak. Kimliğin içinde kaybolmamak.

Bir Köy Yolu, Bir Anı

Giresun’un içinde kaybolmuşken, bir akşamüzeri, yol kenarındaki bir köyde bir duraklama yaptık. Hava, kararmadan önceki o sıcacık zaman dilimindeydi. Yolda, köydeki çocuklar futbolla oynuyor, anneleri ellerinde tarhanalarla evlerine gidiyordu. Birkaç dakika duraklayıp, onlarla sohbet ettim.

Bir kız çocuğu, heyecanla bana “Giresun’un en güzel yanı ne?” diye sordu. Bir an ne diyeceğimi bilemedim, çünkü bu kadar basit bir soru içinde derin bir anlam taşıyordu. Sonra biraz düşündüm ve söyledim: “Giresun’un en güzel yanı, her anı, her köyü, her insanı…”

O zaman anladım, kimlik; soy, köken, ırk gibi şeyler, aslında bir yere ait olmanın, o yeri sevmenin ve o toprakların insanı olmanın yanında ne kadar önemsiz kalıyor.

Sorgulama, Sadece Hisset

Giresunlular hangi ırktır? Bilmiyorum. O sorunun cevabı belki de hiç bulunamayacak kadar derin, ama eminim bir şey var. Giresunluluk, yaşamakla ilgilidir. İnsanların dilinde, havasında, denizinde yaşamaktır. Kimse bir halkı sadece ırkı üzerinden tanımlayamaz, tanımlasa da o tanım eksik kalır.

Her şeyin ötesinde, bence Giresunlular insanlığı, insan olmanın değerini yücelten bir halktır. Bu yüzden Giresun’u bir ırk olarak sınıflamak, belki de yetersiz bir çaba olur.

Ve bazen, yaşamın içinde bu kadar fazla soruyla karşılaşırken, sadece hissetmek gerektiğini hatırlamak lazım. Her şeyin bir cevabı yoktur, bazen yaşamak, bir yerin havasını solumak ve insanlarına dokunmak, cevapsız sorulardan çok daha fazla şey öğretir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet güncel