Kumru Eve Bereket Getirir Mi?
Kumru: Bir Yiyecekten Daha Fazlası
İzmir’de yaşayan bir insan için kumru, sadece bir ekmek arası değil, neredeyse bir yaşam tarzıdır. Ama tabii, kimse kumrunun bir yaşam tarzı olduğunu “şeytani” bir şekilde sesli düşünmez; ama her İzmirli bu gizli bağın farkındadır. Kumru, deniz kenarında elinize alıp, “şuradan birkaç ısırık alayım da sabah rüzgârını hissedeyim” dedikten sonra, akşam iş yerinde düşünmeye başlarsınız: “Gerçekten bu ekmek arası eve bereket getirir mi?”
Beni tanıyorsanız, bu soruyu şu şekilde yanıtlarım: “Bilmiyorum, ama denemek lazım.” Çünkü 25 yaşında, sürekli espri yapan ama bir o kadar da her şeyi fazlasıyla düşünen bir insan olarak, bu tür şeylerin öylesine atılmadığını biliyorum.
Peki, bir kumrunun eve bereket getirmesi gerçekten mümkün mü? Ya da asıl soru şu: Kumru yediğinde eve sadece “bereket” gelir mi, yoksa bazı komik talihsizlikler de gelir mi?
Kumru ve Bereket: Fiziksel ve Metafiziksel Bir Deney
Bir sabah, kahvaltı için bir arkadaşım beni eve davet etti. “Gel, kumru alacağım!” dedi. Normalde sabahın köründe (tabii, geceyi benim gibi 2 saatlik bir uykuyla geçiren biri için kör saat sayılabilir) kumru yemek istemezdim, ama dedim ki: “Neden olmasın? Kahvaltı önemli, değil mi?”
Evine gittiğimde, elinde sıkıca sarılmış, sıcacık bir kumru vardı. Bir bakışta, kumru öyle tanıdık bir şey ki; İzmir’de insan, kumruyu gördüğünde “Ah, ben sana da sevgiyle bakıyorum” demek istiyor. Şimdi, “Kumru eve bereket getirir mi?” sorusunu tamamen başka bir açıdan ele almaya başlıyorum: Evde daha önce hiç kumru yenmemiş birisi, hemen nasıl mutlu olabilir? Bu bir nevi büyü gibi!
Arkadaşımın gözlerinde o “bereket”i görüyordum, hatta ona doğru dönerken, “Ya bu kumruyu alırken herhalde bu kadar enerjik oldum, değil mi?” diye espri bile yaptım. Bu sırada kafamda hızla dönmeye başlayan bir düşünce vardı: Acaba gerçekten kumrunun insanın ruh haline etkisi var mı? Hani bu kadar enerji niye? Bu kadar mutluluk neden?
Bir yanda kumru, bir yanda benim evdeki “düşünceli” halim. Kumruyu yerken ağzımda bir huzur vardı, sanki her şey yolunda gidiyordu. Ama sonra birden… “Ah, kumrunun yarısı düştü!” dedim. Arkadaşım da gözlerini yuvarlayarak, “İşte, hep bu kumruya güveniyorsun” dedi. Ve anladım: Kumru, gerçekten de eve bereket getirmişti, ama bereket biraz eğlenceli şekilde geldi! Zira düşen kumru parçalarını temizlerken eve gelen “belalar” başladı. Bereket dediğin böyle bir şey işte.
Kumru, Bereket ve Komik Talihsizlikler
Eve bereket getiren kumruyu biraz daha derinlemesine incelemeye karar verdim. Bereket derken aslında ne anlıyoruz? Paramı kazanırsam mı bereketli olurum? Fakat İzmirli olarak bunun cevabını biliyorum: “Hayır, para kimseyi mutlu etmez, ama kumru yerken o kokunun getirdiği mutluluk her şeyi çözer.” Ama kumru yerken başınıza gelen komik talihsizlikler de, size başka bir tür “bereket” getiriyor olabilir.
Bir gün, evde yalnızken kumru siparişi verdim. Telefonu açtım, “Beyefendi, Kumru’yu 15 dakika içinde getirebilir misiniz?” dedim. O kadar sabırsızdım ki. Şu an, bir kumru sipariş ederken bile ne kadar stresli olabileceğini görmek enteresan. 15 dakika sonra kapı çaldı ve teslimatçı, “Abi, kumrunun altı biraz açılmış ama sen hâlâ seviyorsundur, dimi?” dedi. Altı açılmış bir kumruyu kabul etmek… Bu gerçek bir bereket! Üstelik bu kadar komik bir durumun içinde kumruyu gerçekten yediğimde, içimdeki iyimserlik arttı. Neyse ki bu talihsizlik, hayatta karşılaşılabilecek ufak şeylerden biri oldu. Yani, bu kumrunun bereketsiz olduğu anlamına gelmiyor tabii.
Kumru, Bereket ve Arkadaşlar
Bir arkadaşımın evine gittiğimde, o da bana kumru yapmayı önerdi. Bu sefer ben de “Bakalım, bereketi evime getirebilecek miyiz?” diyerek ona bir göz attım. O kadar heyecanlıydım ki! Kumruyu ısırırken hissettiğim bir şey vardı: İnsanlar arasındaki o komik etkileşimler, yemekle birlikte geliyordu. Evet, gerçekten bereket dedikleri şey belki de sadece kumrunun sosyal hayatımıza olan etkisidir.
Kumru yedikten sonra gelen sohbet, birbirimize atılan espriler, hayatın absürtlüğü hakkında yapılan paylaşımlar… Her şey bir kumruyu paylaştıkça büyüyordu. Hadi itiraf edelim, kumru gerçekten de bir “büyü” gibi, insanı sıkıntılarından uzaklaştıran, güzel bir sohbete davet eden bir şey. Ama tabii, bunun bir garantisi yok, özellikle kumru yerken evin içinde karışıklık çıkabilir. O zaman biz de diyoruz ki: “Bereketin de bedeli var!”
Sonuç: Kumru Gerçekten Eve Bereket Getirir Mi?
Kumrunun eve bereket getirdiğini her gün deniyorum. Hatta bazen kumruyu yediğimde, acaba biraz da “keyif” getirecek mi diye düşünüyorum. Sonuçta kumru, sadece bir ekmek arası değil; bir nevi ruh halinin aynası, enerjinin yansıması… İnsanı gülümseten, dünyayı biraz daha neşeli kılan bir öğe. Kumru, eğer doğru anlarda yenirse, gerçekten de eve bereket getirebilir. Ama o bereketin yanında, bazen birkaç ufak talihsizlik de gelebilir. Yani, her şey mükemmel olamaz!
Sonuç olarak, her bir kumru alışı bir başka mutluluk kaynağına dönüşebilir. Ve belki de en iyi sonuç, kumrunun paylaşıldığı anlarda karşımıza çıkar. Evde küçük bir kaos ya da talihsizlik olsa da, kumruyu yediğinizde evdeki “bereket”i hissediyorsunuz. Kumru her şekilde “bereket”i getirebilir… tabii, o “bereket” biraz da sizinle birlikte geliyor!